Koruma büyüleri gibi anılan iki ayrılmaz surenin ilki, Felak Suresi!
Yarattıklarının, çöktüğü zaman karanlığın, düğümlere üfleyip tüküren üfürükçülerin, kıskandığı zaman hasetçinin şerrinden... Sabahın Rabbine sığınırım.
Şimdi, yaratılanlardan beni sağlık sistemi, polis teşkilatı Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO ve devlet ve kurumları koruyor. Tam başarı sağlayamadıkları oluyor ancak şimdiye kadar yeterince başarılı oldular.
Karanlığın şerrinden beni elektrik koruyor. Nadir de olsa mum.
Düğümlere üfleyen üfürükçünün şerri nedir bilmiyorum ama pek de korunmaya ihtiyaç duymuyorum.
Hasetçinin şerrinden ise doğrudan Allah’a sığınmak lazım, ona başka çare bulamadım. Babaannem hayatta olsaydı o da olabilirdi. Başım ağrıdığında az okutmadım kendimi, anında kesilirdi. Hep nazardan işte.
Bu surenin süre gelen çevirilerinde geçen üfürükçü kadınlar ifadesini Yaşar Nuri Öztürk kullanmamış. Bakmadım ama kesin doğrusunun bu olduğunu iddia ettiği bir açıklaması vardır.
Beni imandan uzaklaştıran ilk konu kadına ve köleye İslam'ın yaklaşımı oldu. Kadınlar ikinci sınıftı, köleciliğe izin vardı. Yalnız, kadın düşmanı, köle sömürücüsü demek de haksızlık olur. Bernard Lewis’in de dediği gibi Kur’an bu iki unsurun insan olduğunu kabul eden ilk metinlerden biri oldu. Benim imanımı sarsan, bu alanlarda, günümüzden geri kalması. Evrenselliğini sorgulamaya başladım ve bu sorgulamama devam ediyorum.
Ayrıca buradaki anlamın “üfürükçü kadın” olması metne cinsiyet eşitliği yönünden bir zarar vermez. Bazı meslekler, eylemler cinsiyet ile özleşmiştir ve dile de böyle yansır. Kadına bakışta çok daha sakıncalı ayetler var. Bu ayetten bir kadın düşmanlığı çıkmaz. Çıkaranların kafasının arka planında büyük ihtimalle Batı’nın (çoğunlukla protestanların) cadı avlama meselesi var. Dünyayı sadece Batı'nın gözünden görebildikleri, düğümlere üfleyen kadınları cadılar ile birleştirme eğilimindeler. İslam'ın kadın ve köleye bakışının, Avrupa Medeniyeti'nin temel yapılarından olan hristiyanlıktan daga ileri olmasını kabul edemezler, cadı avlamaya benzer bir şeyleri hemen buraya yapıştırmaları, buraya bok atıp batının bokunu örtmeleri lazım.
Nas’a gidelim. Zira bu iki sure başta da söylediğim gibi ayrılmaz ikililer.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder