12 Kasım 2023 Pazar

07 - Tekvir Suresi

          
Kur’an’ın yedinci ve beni en çok etkileyen suresi.

İlk on üç ayette büyük afetlerin meydana geleceği bir günün tarifi yapılıyor. Bizim kıyamet dediğimiz gün. Neler olacakmış?

Güneş sarmalanacak, yıldızlar ışıklarını yitirecek, dağlar yürütülecek, on aylık hamile deve kendi haline bırakılacak, vahşi hayvanlar bir araya toplanacak, denizler kaynatılacak, benlikler çiftleştirilecek, diri diri gömülen kız çocuğuna hangi günahı nedeniyle gömüldüğü sorulacak, sayfalar açılarak göz önüne konacak, gök örtüsü soyulup indirilecek, cehennem kızıştırılacak, cennet yakınlaştırılacak.

Ben böyle sıralayınca etkisi kayboluyor ama orijinal metin oldukça etkileyici bir şiir diliyle yazılmış. Ancak beni etkileyen dil değil, bu sınır ötesi korku tablosunda, italik yazdığım tümlecin de var olması.

Biliyorsunuz ki, bu dinin peygamberi ve ilk inananları kendi şehirleri Mekke’den sürülecekler. Yesrip şehri onlara kucak açacak ve İslam Devleti orada kurulacak. Şehrin adı daha sonradan peygambere ithafen Medinet’ül Nebi olarak anılacak. Zaman içinde kısalıp sadece Medine halini alacak.

Emine Yavuz tarafından resimlendirilen
Medine Memi portresi
Medine Türkiye’de isim olarak kullanılıyor. Dindar kesim de kız çocuklarına konulan bir isim. Medine Memi bu kız çocuklarından biriydi. Adıyaman’da doğmuştu, on altı yaşına kadar hayatta kalmıştı. Dayak yiyordu. Onu koruması gereken ailesi, ona zarar veriyordu. Karakola sığındı, yardım istedi. Olmadı. İki ay sonra, erkeklerle konuşuyor, denilerek, babası ve dedesi tarafından infazına hüküm verildi. Öldü sanılıp, gömüldü. Otopsi gösterdi ki, ciğerlerinde toprak vardı. Gömüldüğünde canlıydı. Diri diri gömülmüştü.

Adını peygamberin şehrinden alan kız, o peygamberin ümmeti olduğunu iddia edenler tarafından, diri diri toprağa gömülerek katledildi. Kıyamet günü ona da suçu sorulacak. O da anlatacak. Peki tek suçlu dedesi ve babası mı olacak? Ailesi mi olacak? Yoksa günümüzde yaşayan ve geçmişte yaşamış tüm ümmet mi olacak?

Ben bu kitabın Allah’ına inanmıyorum. Ancak kesinlikle yoktur da diyemiyorum. Hatta olmasını istiyorum. Adaleti sağlayacak. Medine’ye hangi suçu nedeniyle öldürüldüğünü soracak. Sonra gerçek suçlulara dönecek. Babaya, dedeye, aileye, şehre, topluma, millete... herkese... Medine gömülürken ne yaptığını soracak. Bu suçu duyunca ne yaptığını soracak. Bir Medine daha ölmesin diye ne yaptın?

14. ayette her benliğin kendisine ne hazırladığını o gün bileceği söyleniyor. Hesaptan kaçış yok, inkar yok, kendini kandırmak yok! Sahi sen Medineler için ne yaptın?

Sureye dönelim.

15-18. ayetler arasında yeminler var. Sinip gizlenenlere, akıp akıp yuvasına girenlere, geceye ve sabaha yemin ediliyor, ki, o çok değerli bir elçinin sözüdür(111/19)

20. ayetle birlikte Muhammet övülüyor. Arş’ın sahibi katında değerli, oralarda itaat edilen, emin birisiymiş. Cin çarpmış da değilmiş.

23. ayette ise “yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü” deniyor. Neyi ufukta gördü gerçekten anlayamıyorum. 24. ayette “o gayb konusunda cimri değildir” denilerek Allah’tan bahsediyor. 25. ayette “ve kovulmuş şeytanın sözü değildir” denilerek muhtemelen Kur’an’dan bahsediliyor.

26. ayette “hal böyleyken nereye gidiyorsunuz” deniliyor.

Demek ki dönenler var. İnanmış olanlar Muhammet’i ve dini terk ediyorlar. Gittikleri için lanet okunmuyor, tehdit de edilmiyorlar.

Kalan üç ayette Kur’an’ın doğru yola gitmek isteyenler için öğüt verici olduğu ve Allah istemedikçe bizim isteyemeyeceğimiz söyleniyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bonus - Tekvin (1-25)

  Evet, normal akıştan farklı olarak bugün Eski Ahit’te, bizde daha sık kullanılan adıyla Tevrat’a giriş yapıyoruz. Eski Ahit hem Kur’an’dan...