İncire, zeytine, Sina Dağına, ve şu güvenli kente yemin ediliyor.
İncir, zeytin yiyecek. Sina Musa’ya Tevrat’ın verildiğine inanılan dağ, güvenli kent de yüksek ihtimal, Mekke. Bunlar nasıl bir araya geliyor? Aralarındaki bağlantı ne? Surenin geri kalanı ile bunların alakası ne? Ben hiç anlamıyorum, anladığını iddia edene de inanmıyorum.İnsanı en güzel şekilde yaratmışlar, sonra düşüklerin en düşüğüne çevirip atmışlar!
Peki bunu neden yaptığını açıklıyor mu? Hayır tabii ki.
Ben kendimce bir açıklama yapayım.
Biri var, zor bir çocukluk yaşamış. Öksüz, yetim kalmış. Kandan bağı da olsa, el elinde büyümüş. Genç yaşta işe koşturulmuş. Ticaret yolarında gezmiş tozmuş. Her gittiği yerde zenginlerin zulmüne tanık olmuş. Düzenden tiksinmiş. İnsandan tiksinmiş. Sonra bir bebek görmüş. Tatlı mı tatlı, güzel mi güzel, insanın en mükemmel formu gibi. İnsan bu halindeyken kötü değilmiş, sonradan kötü oluyormuş. “Herkes kötüdür” derse de bu sefer dinleyen olmaz. O zaman birileri iyi olmalı. Bu iyi olanlar hem muallak olmalı, hem de herkes için kendi sınırlarında net olabilmeli. Bu sınırlar zaman içinde esnemeli, hatta bazen tam tersine gelebilmeli. Nereye çizelim sınırı? Mesela;
95/28: İman edip, barışa/hayra yönelik işler yapanlar müstesna. Bunlar için kesin bir ödül vardır.
29: Böyle iken dini sana ne yalanlatır?
Mesela bu sure?
“Allah yargıçların en güzeli değil mi”ymiş?
Bilmiyorum. Varlığından ve adaletinden ziyade yokluğundan şikayetçiyim ben. İnşallah vardır. O yargı günü vermekte zorlanacağım cevaplarım olacaktır ama dinsizliğim bunlardan biri olmayacak. Gerçekten adil bir tanrı, şu kitabı okuyup iman etmeyeni değil, anasından babasından gördüğüyle iman ettiğini sananı atar o harlı cehennemine.
%20tin.webp)
Yemin edilen kent büyük ihtimalle Petra. (The Sacred City, Dan Gibson)
YanıtlaSil